Multiple Sklerozlu Bir Hastada Anestezik Yaklaşım; Olgu Sunumu
Başak PEHLİVAN, Veli Fahri PEHLİVAN, Erdoğan Duran, Mehmet Kenan EROL, Orhan BİNİCİ, Evren BÜYÜKFIRAT, Mahmut Alp KARAHAN, Ahmet ATLAS
GİRİŞ ve AMAÇ: Multipl skleroz(MS) santral sinir sisteminde (SSS) nöroinflamasyon ve nörodejenerasyonla giden, immün kökenli, kronik inflamatuvar bir hastalıktır. Hastalık; ak madde ön planda olmak üzere, korteks ve derin gri maddeyi de etkileyebilen, fokal inflamatuvar-demiyelinizan lezyonlarla karakterizedir. Yazımızda MS de anestezi yönetimini sunmayı amaçladık.
OLGU SUNUMU: 32 yaşında 60 kg ağırlığında MS tanısı ile takip edilen bayan hasta tiroidektomi nedeniyle cerrahi operasyon planlandı. Yapılan fizik muayenesinde, hematolojik parametrelerinde herhangi bir patoloji saptanmadı. Olgu hastalığıyla ilgili herhangi bir medikasyon almamaktadır. Hastadan onam alındı. MS’li hastalarda fonksiyonel rezidüel kapasitelerinin yetersiz olmasından dolayı 5 dakika %80 konsantrasyonda oksijenle preoksijenizasyon uygulandı. Takiben remifentanil, propofol, roküronyum uygulanarak anestezi indüksiyonu sağlandı. Aspirasyon riski yüksek olması nedeniyle 7 numara endotrakeal tüp ile hızlı seri entübasyon uygulandı. Anestezi idamesi %50 oksijen/hava ve %3 desfluran ile sağlandı. Cerrahi işlem boyunca herhangi bir hemodinamik değişiklik gelişmedi. Yaklaşık 90 dakika süren operasyon sonrası 2mg/kg sugammadex ile dekürarize edildi. Yeterli ve düzenli spontan solunumun başlaması üzerine ekstübe edilerek sözel uyaranlara yanıt verince derlenme odasına alınan hastanın hemodinamisi stabil olduktan sonra ilgili servise gönderildi.
TARTIŞMA: MS’li olgularda perioperatif değerlendirme ayrıntılı bir şekilde yapılmalıdır. Solunum merkezlerinin olduğu medulla oblangata veya servikal/torasik spinal kordu içeren lezyonlar respiratuvar fonksiyonu etkileyebilir. Bu etkilenme azalmış fonksiyonel rezidüel kapasite ve anestezi indüksiyonu sırasında preoksijenizasyonun önemini gösterir. Multipl sklerozlu hastalardaki kranial sinir etkilenmelerinin; bozulmuş faringeal ve laringeal kas kontrolüne bağlı kronik aspirasyon riskini arttırabilir. MS’li olgularda indüksiyon öncesi iyi bir preoksijenizasyon yapılması, aspirasyona karşı önlemlerin alınması, nöromüsküler ajanlar MS atağını arttırdığı için mümkün olduğunca düşük dozlarda ve titre edilerek kullanılması, malign hipertermi(MH) açısından önemlidir. Hastalar hipertermi açısından ısı probu ile takip edilmelidir.
SONUÇ: Anestezistler MS’li bir olguyla karşılaştığında hastaya ve operasyona göre uygun yöntemi belirleyecek bilgiye sahip ve takipte MH açısından ısı takibi konusunda dikkatli olmalıdır.
|