Geriatrik Hastalarda Majör Abdominal Cerrahilerde Postoperatif Kognitif Disfonksiyon ile Beyin Hasarı Biyobelirteçlerinin İlişkisinin Değerlendirilmesi
Emre Şentürk, Zerrin Sungur, Hayriye Şentürk Çiftçi, Fatma Savran Oğuz, İlteray Kıkıllı, Mert Şentürk, Selçuk Erdem, Meltem Savran Karadeniz
İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ İSTANBUL TIP FAKÜLTESİ ANESTEZİYOLOJİ AD
Giriş:
Geriatrik hastalarda, major onkolojik cerrahilerde postoperative kognitif disfonksiyon (POKD) ve post operatif delirium (POD) tablosu gelişiminin, beyin hasar ve proinflamatuvar biyomarkerlar ile ilişkisini değerlendirmeyi amaçladık. Sekonder amaçlarımız ise preoperative risk faktörleri ve intraoperative komplikasyonlar ile postoperative kognitif disfonksiyon ilişkisinin gözlenmesidir
Gereç ve Yöntem: Etik kurul ve hasta onamı alınan ürolojik cerrahi planlanan 60 yaş üzeri, ASA 2-3, 65 hasta bu prospektif, gözlemsel çalışmaya dahil edildi. POKD tanısı için preoperatif 1. gün, postoperatif 1. hafta ve 3. ayda Addenbrooke Kognitif Muayenesi-III (ACE-III) uygulandı. Postoperatif test puanlarının preoperatif teste göre değişimlerinden kontrol grubunun öğrenme etkisi çıkarılarak z<1,96 olan hastalara POKD tanısı konuldu. Uyanma odasında Konfüzyon Değerlendirme Metodu (CAM) POD tanısının değerlendirilmesinde kullanıldı. Preoperatif ameliyat masasında ve postoperatif uyanma odasında kan örneği elde edilerek S-100, nöron spesifik enolaz (NSE), high mobility group box-1 (HMGB-1) ve interlökin-6 (IL-6) ELISA yöntemiyle çalışıldı.
Bulgular: Çalışmaya dahil edilen 54 hastanın 7’si kadın (%13), 47’si erkekti (%87). Hastaların ortalama yaşı 73,7±7,1’di. Postoperatif birinci haftada hastaların 17’sİnde (%31,5) POKD gelişti. POCD(+) olan ve gelişmeyen hastaların demografik verileri benzer bulundu(p>0.05). Postoperatif 1. haftada POCD(+) hastalarda POCD(-) hastalara göre preoperatif ve postoperatif IL-6 ve S-100 değerleri yüksek bulundu (p<0.01,p<0.01)( p=0.01,p=0.03)(Tablo 1). Uyanma odasında POD görülen hasta sayısı ise 12’ydi (%22). POD gelişen hastalarda preoperatif NSE düzeyleri gelişmeyen hastalara anlamlı yüksekti [4 (3,7-5,1) ve 3,7 (3,5-3,9), p= 0,05]. Çoklu operasyon öyküsü ile POCD(+)'liği anlamlı derecede yüksek bulundu (p=0.004).
Tartışma ve Sonuç: Geriatrik majör ürolojik onkolojik cerrahilerde, proinflamatuar aktivitenin bir göstergesi olan IL- 6'nın ve beyin hasarı biyobelirteçlerinden S-100'ün hem preoperatif hem de postoperatif düzeyleri postoperatif 1. haftada POKD varlığıyla ilişkili bulunmuştur. Preoperatif ve intraoperatif inflamatuar yanıtı tetikleyen cerrahi strese bağlı gelişen inflamatuar yanıt nöronal hasar ile ilişkili olduğu düşünülebilir. Preoperatif hazırlık sürecinde ve intraoperatif anestezi yönetiminde sitokin yanıtını azaltıcı stratejilerin uygulanması POKD gelişmesinin engellenmesinde önemli rol oynayabilir.
|