İlgili bildiri özeti aşağıda dikkatinize sunulmuştur. Bildiri özetini ilgili linkler aracılığı ile yazdırabilir, pdf doküman olarak kaydedebilir yada kabul yazısı alabilirsiniz.

PDF Kaydet Yazdır
Kongre Program

Tark 2023

S-057

Laparoskopik Nefrektomi Uygulanan Hastalarda Pre-emptif Epidural Analjezinin Plazma İskemi Modifiye Albumin, Katalaz ve Süperoksit Dismutaz Düzeylerine Etkisi

Tarık Topçu, Şeyda Efsun Özgünay, Tuğba Onur, Fatih Yıldırım, Derya Karasu, Banu Yetik, Mehmet Gamlı

SBÜ Bursa Yüksek İhtisas EAH Anesteziyoloji ve Reanimasyon Kliniği


Giriş:
Laparoskopik nefrektomi postoperatif akut ağrıda ve kanamada azalma, hızlı iyileşme ve taburculuk gibi pekçok avantajı olan minimal invaziv bir cerrahi prosedürdür. Ameliyat sonrası ağrı; morbidite ve mortalitede artış, kronikleşebilme riskleri nedeniyle önem taşımaktadır (1). Pre-emptif epidural analjezi, postoperatif ağrıyı ve stres yanıtı azaltmak için kullanılan yaklaşımlarından biridir./ Laparoskopik nefrektomi hastalarında pre-emptif epidural analjezinin plazma iskemi modifiye albümin (IMA), katalaz (CAT) ve süperoksit dismutaz (SOD) düzeylerine ve postoperatif ağrıya etkisini araştırmayı amaçladık.

Gereç ve Yöntem:
Prospektif, gözlemsel çalışmamıza laparoskopik nefrektomi yapılan 86 hasta dahil edildi. Katılımcılar; P Grubu pre-emptif epidural analjezi, İ Grubu intraoperatif epidural analjezi olarak rastgele ayrıldı. Plazma örnekleri ameliyat öncesi (T0), deflasyon sonrası (T1) ve ameliyattan 24 saat sonra (T2) IMA, CAT ve SOD düzeylerini değerlendirmek için alındı. VAS değerleri uyanma, 1, 2, 4, 6, 12 ve 24. saatlerde kaydedildi.

Bulgular:
Gruplar arası IMA istatistiksel anlamlı farklılık gözlenmezken İ grubunda T1 ve T2 IMA’nın T0 IMA’dan istatistiksel olarak anlamlı yüksek olduğu saptandı. Grup P’de IMA’nın zamanlar arası yüzdelik değişimleri incelendiğinde T0-T2 ve T1-T2 arasında insuflasyon-desuflasyon arası geçen sürenin artması ile negatif yönlü zayıf ilişki saptandı. Grup P’de Grup İ’ye göre VAS 0,2,6,12.saatler istatistiksel anlamlı daha düşük izlendi (p = 0,046, p = 0,002, p = 0,017, p = 0,003).

Tartışma ve Sonuç:
Laparoskopik cerrahilerde yapılan çalışmada pnömoperitonun serbest oksijen radikallerini, oksidatif stres belirteçlerini yükselttiği belirtilmektedir (2). Bizim çalışmamızda pre-emptif epidural analjezi, ameliyat sonrası ağrıyı azaltmış ve ameliyat öncesi plazma IMA düzeyi diğer değerlerle kıyaslandığında daha düşük iken katalaz ve SOD düzeylerinde önemli bir değişiklik gözlenmemiştir. Bir metaanalizde preemptif epidural analjezinin gabapentin, pregabalin, asetaminofende de olduğu gibi plasebo ile karşılaştırmalı kullanımında postoperatif 6,12 ve 24. saatlerde daha düşük ağrı düzeyleri kaydedilmiştir(3). Bizim çalışmamızda da benzer olarak preemptif epidural analjezi grubunda postoperatif analjezi kullanımını daha düşük saptadık./Çalışmamızda laparoskopik nefrektomilerde pre-emptif epidural analjezinin postoperatif akut ağrıyı daha fazla azalttığı ve plazma IMA düzeylerinin daha düşük seyrettiği gözlenmiştir.