Zor Entübasyonu Öngörmede Üst Havayolu Ultrasonografik Ölçümlerinin Değerlendirilmesi: Türk Popülasyonundan Bir Kesit
Tuğba Nur Sayır, Bilge Tuncer, Ezgi Erkılıç
SBÜ Ankara Şehir Hastanesi
Giriş: Zor ventilasyon ve zor entübasyon, anestezi kaynaklı perioperatif morbidite ve mortalitenin önemli sebeplerinden biridir. Yapılan çalışmalarda farklı etnik popülasyonlar arasında klinik değerlendirme parametrelerinde ve zor entübasyon oranlarında farklılıklar olduğu gözlenmiştir. Çalışmamızda üst havayolu klinik ve ultrasonografik ölçüm yöntemlerinin zor entübasyon ve zor laringoskopi öngörüsündeki etkinliklerini değerlendirmek ve bu ölçümler için spesifite ve sensitivite oranlarını tespit ederek Türk popülasyonu için eşik değerler belirlenmeyi amaçladık.
Gereç ve Yöntem: Çalışmamız randomize seçilmiş genel anestezi altında entübe edilen, ASA 1-2 grubu, 18-65 yaş arası 402 hasta ile yapılmış tek merkezli, prospektif, gözlemsel bir çalışmadır. Tüm hastaların, anestezi öncesi değerlendirilmelerinde rutin kullanılan klinik havayolu ölçümleri yapıldı. Bunlara ilave olarak her hastanın ultrasonografik ön boyun yumuşak doku kalınlığı ölçümleri yapılarak kaydedildi. Hastaların entübasyonu sırasında kullanılan yardımcı yöntemler ve laringoskopi sırasında görülen glotis açıklığı eksternal bası olmaksızın Cormack Lehane sınıflamasına uygun olarak not edildi.
Bulgular: 183’ü kadın (%45,5 ) ve 219’u (%54,5) erkek, 402 hastayı kapsayan Türk popülasyonundaki bu kesitsel çalışmada zor entübasyon insidansını %10 olarak tespit ettik. Klinik ölçümlerden Boyun Çevresi/Tiromental Mesafe Oranını >5,5 cut off değeri ve % 92,9 sensitive ve % 88,3 spesifite ile anlamlı bulurken, ultrasonografik ön boyun mesafe ölçümlerinden Cilt-Epiglot Mesafesi’ni >2,23 cut off değeri ve %90,5 sensitivite ve %89,7 spesifite ile en duyarlı ölçüm olarak tespit ettik. Boyun Çevresi/Tiromental Mesafe Oranı ile Cilt-Epigglot arasında, r = 0,569 düzeyinde, pozitif yönde ilişkiler olduğu ve bu ilişkilerin istatistiksel olarak anlamlı olduğunu gördük. STOP-Bang Skoru’na göre hastaların % 8’inde (32) orta seviye, % 8,2’sinde (33) ise yüksek seviye OUAS riski bulduk.
Tartışma ve Sonuç: Çalışmamızda havayolu muayenesinde kullanılan rutin ölçüm yöntemlerinin tek başına yeterli olmadığını, Boyun Çevresi/ Tiromental Mesafe oranı gibi hastaların vücut oranlarının dikkate alındığı ölçümlerin ve ultrasonografik değerlendirmelerin zor entübasyon öngörüsünde daha yararlı olduğunu tespit ettik. Bu nedenle preoperatif havayolu muayenesinde vücut oranları ve ultrasonografik ölçümlerin kombine edilerek uygulanmasının zor havayolu öngörüsünde daha iyi sonuçlar verebileceğini düşünmekteyiz.
|