Yakın Kızılötesi Spektroskopi {NIRS} İle Rejyonel Serebral Oksijenasyon Ölçümü Yapılan Lomber Cerrahi Hastalarında Postoperatif Deliryum, Erken ve Uzun Dönem Postoperatif Nörokognitif Değişikliklerin Değerlendirilmesi
Aslı Guluzade, Başak Ceyda Meço, Süheyla Karadağ Erkoç, Volkan Baytaş, Yasemin Hoşgören Alıcı
Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi
Giriş: Postoperatif deliryum (POD) ve Postoperatif Kognitif Bozukluklar (POKB) postoperatif dönemde morbidite ve mortalite artışına neden olan önemli komplikasyonlardır. Yakın kızılötesi spektroskopi (NIRS) cihazları ile serebral oksijen satürasyonun takibi ve desatürasyonun önlenmesi bu komplikasyonları azaltabilir. Çalışmamızda, pron pozisyonunda lomber cerrahi yapılan hastalarda serebral desatürasyonun POD ve POKB üzerine etkisini araştırmayı amaçladık.
Gereç ve Yöntem: Lomber cerrahi planlanan hastalara ameliyat öncesinde Mini Mental Durum testi (MMDT) ve Addenbrook Kongitif Muayene test bataryası (ACE-R) uygulandı. Tüm hastalara Bispektral index (BIS) ve NIRS monitörizasyonu yapıldı. Hastalar kontrol grubu (Grup-K, n=30) ve NIRS’a dayalı algoritmalar ugulananlar (Grup-N, n=30) olmak üzere iki gruba ayrıldı. Grup-N’de bazal NIRS değerinde %20’den fazla azalma veya NIRS değeri %50’den az olduğunda, NIRS’a dayalı serebral oksimetre algoritması uygulanarak NIRS değerleri normal düzeyde tutuldu. Kontrol grubunda ise NIRS değerleri kör olarak kaydedildi. Postoperatif derlenme ünitesinde hastalar deliryum tespiti için Hemşirelik Deliryum Tarama Testi (NUDESC) ile değerlendirildi. Postoperatif 1.hafta, 3. ay ve 6. ayda hastalarla iletişime geçilerek kognitif testler tekrarlandı.
Bulgular: Hastaların 26’sı (%50,0) Grup-K’da, 26’sı (%50,0) ise Grup N’de yer aldı. Demografik olarak iki grup arasında anlamlı fark olmayan hastaların yaş ortalaması 55,60±7,13 idi. NIRS değerinde %20’den fazla azalma olan Grup-N’deki hastalar Grup-K ile karşılaştırıldığında, 1. hafta ve 3. ay ACE skoru daha yüksek iken ameliyat süresi daha uzundu. Grup-N’deki hastalarda 6. aydaki ACE skoru bazal değerlere benzer iken Grup-K’da bazal değerlerden daha düşüktü. NuDESK taramasına göre hiçbir hastada POD görülmedi.
Tartışma ve Sonuç: Anestezi derinliğinin BİS ile monitörizasyonu POD gelişimi açısından koruyucu olsa da, POKB oluşumunu azaltmakta yetersiz kaldı. Serebral desatürtasyonu algoritmaya göre tedavi edilen hastaların postoperatif kognitif sonuçları preoperatif değerlere daha benzer olup, NIRS değerleri kör takib edilen ve serebral desatürasyonu tedavi edilmeyen hastalarda POKB oluştu. Beklenen cerrahi süresi uzun, kanama miktarı fazla olan lomber cerrahilerde konvansiyonel anestezi yönetimine ek olarak NIRS monitörizasyonu yapılması erken ve geç dönemde oluşabilecek kognitif bozuklulukları önlemede faydalı olabilir.
|