Kronik kullanıma bağlı lityum intoksikasyonu: başarılı bir tedavi
Deniz Kızılay, Ceren Aygün Muçuoğlu
Başkent Üniversitesi İstanbul Hastanesi
Giriş: Lityumun terapötik indeksi son derece dar ve toksik düzeye ulaşma potansiyeli oldukça yüksektir. Uzun süre lityum kullanan hastaların çoğunda, tedavi sırasında herhangi bir dönemde toksisite ile karşılaşma olasılığı bulunmaktadır. Ne yazık ki, lityumun özel bir antidotu bulunmamaktadır. Kronik intoksikasyonun tedavi hedefi, lityumu vücuttan uzaklaştırmaktır.Bu olgu sunumunda, nörolojik semptomlar ve ardından kardiyak arrest gelişen bir hastanın tedavi sürecini sunmayı amaçladık.
Olgu: 47 yaşındaki erkek hasta, tip 2 diyabet, hipertansiyon ve bipolar bozukluk tanıları ile uzun süre lityum ile akineton tedavisi almaktaydı. Senkop şikâyeti ile acil servise başvuran hasta, takiplerinde oral alımda azalma, konuşma güçlüğü, idrar tutamama ve bilinç kaybı yaşamıştır. Orotrakeal entübasyon sırasında kardiyak arrest gelişen, ancak 10 dakikalık başarılı CPR sonrası spontan dolaşım sağlanan hastanın lityum düzeyi ölçümü 3.9 mEq/L olarak saptandı. Hasta yoğun bakıma GKS 4 ve bilateral pozitif ışık refleksi ile kabul edildi. Mekanik ventilasyon ve sedasyon başlanarak, damar içi volüm artırma amaçlı %0,9 NaCl infüzyonu uygulandı. Trombosit seviyeleri düşük olan hastaya trombosit replasmanı yapılarak hemodiyaliz başlandı. İkinci gün lityum düzeyi 0.91 mEq/L olarak ölçüldü. Lityum intoksikasyonu tanısı ile nörolojiye konsulte edilerek beyin diffüzyon MR ve EEG uygulanması planlandı. Beyin diffüzyon MR sonuçları, bilateral frontal lobda derin ve subkortikal beyaz cevherde olabilecek non-spesifik iskemi-gliozis lezyonları ve bilateral derin beyaz cevherde lökoaraiozis ile uyumlu odakları gösterdi. EEG sonuçları normal bulundu. Hastanın bilinci 7. gününde açıldığında, dört ekstremitesinde his kaybı ve güçsüzlüğü devam ettiği gözlendi. Hasta 10. gününde ekstübe edildi ardından ekstremite güçsüzlüğü ve hareket kaybı aşamalı olarak azaldığı gözlendi.
Tartışma ve Sonuç: Hastamızda agresif sıvı replasmanı ve hemodiyaliz tedavisi sayesinde başarılı bir tedavi süreci yürüttüğümüzü düşünmekteyiz. Lityum tedavisi alan hastalarda intoksikasyon açısından dikkatli olunmalı, klinik semptomların tespiti sonrası hızlı ve agresif sıvı replasmanı ile hemodiyaliz tedavisine başlanması gerekmektedir.
|