Septik Şokta Pozitif Sıvı Yükü Myokardiyal Disfonksiyona Yol Açar mı? Ste Tekniğinin Yeri
Fethi Gül1, Alper Kepez2, Murat Sünbül2, İsmail Cinel3
1Marmara Üniversitesi Pendik EAH, Anesteziyoloji ve Reanimasyon Ana Bilim Dalı, İstanbul 2Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi, Kardiyoloji Ana Bilim Dalı, İstanbul 3Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi, Anesteziyoloji ve Reanimasyon Ana Bilim Dalı, İstanbul
GİRİŞ ve AMAÇ: Sepsis ilişkili myokardiyal disfonksiyon tanısında konvansiyonel ekokardiyografik ölçümler önyük ve ardyükten sıklıkla etkilendikleri için her zaman doğru sonuç vermemektedirler. Bu bağlamda, çeşitli etkenlerden bağımsız olarak miyokardiyal fonksiyonların değerlendiren Speckle-tracking Ekokardiyografi (STE) yeni bir teknik olarak yoğun bakım pratiğine girmiştir(1). Çalışmamızda septik şok tanılı hastalarda resüsitasyon sonrası STE tekniği ile sol ventrikül (LV) fonksiyonlarının değişimini değerlendirmeyi amaçladık.
MATERYAL ve METOD: Prospektif çalışmamıza etik kurul onayı alındıktan sonra, yoğun bakım ünitemizde yatan 2016 konsensus raporuna göre septik şok tanılı, entübe 20 hastamız alındı.Tüm hastalardan bazal ve 24. saatlerde standart transtorasik ekokardiyografik ölçümler alındıktan sonra, LV global longitudinal strain (GLS) değerleri iki boyutlu (2D) STE tekniği ile hesaplandı. Ekokardiyografik ölçümlerle birlikte Vena Cava İnferior Çap (VCİd) değişimleri ve hemodinamik parametreler ile günlük kreatinin, laktat, SOFA skorları, total vazopresor miktarı ve total sıvı dengeleri not edildi. Bazal ve 24. saat ölçümlerinde elde edilen veriler Paired Sample t-Test yöntemi kullanılarak değerlendirildi. Korelasyon değerlendirmesinde Pearson veya Spearman korelasyon testleri kullanıldı,p<0.05 değeri anlamlı olarak kabul edildi.
BULGULAR ve TARTIŞMA: Konvansiyonel ekokardiyografik parametreler, vazopressor miktarı, IVCd, SOFA ve kreatinin değerleri 24. saatte bazal değerlere göre farklılık göstermedi(p>0.05). Laktat değerleri ve pozitif sıvı dengesi bazale göre anlamlı şekilde düşük saptandı(p=0,02), (p=0,03). Bazal LV-GLS ölçümleri ile laktat ve kreatinin değerleri arasında negatif korelasyon bulundu(r: -0.599, p=0.01),(r: -0.537, p=0.03). 24. saat LV-GLS ölçümleri ile bazal sıvı dengesi arasında negatif korelasyon eğilimi saptandı(r: -0.564, p=0.05).
SONUÇ(LAR): Sepsis ilişkili miyokardiyal disfonksiyonun eşlik ettiği hipotansiyon ve hipoperfüzyon sırasında sıvı tedavisi faydalı olmakla birlikte aşırı volüm yükü ile sepsiste morbidite ve mortalitenin arttığı son dönemde gösterilmiştir(3). Bulgularımız septik şokta konvansiyonel ekokardiyografide bazal ve 24. saat LV ejeksiyon fraksiyonu değerlerinin ortalaması normale yakın olmasına rağmen; sıvı yüküne bağlı olarak sol ventrikül sistolik fonksiyonlarında subklinik kötüleşmeyi STE’ deki LV-GLS ölçümlerinin gösterdiği yönündedir. Sepsis ilişkili miyokardiyal disfonksiyonun erken tanınması ve kardiyoprotektif stratejilerin etkin yönetimi için STE’nin yoğun bakım hastalarında daha yaygın olarak kullanılması gerektiğini düşünmekteyiz.
|