İlgili bildiri özeti aşağıda dikkatinize sunulmuştur. Bildiri özetini ilgili linkler aracılığı ile yazdırabilir, pdf doküman olarak kaydedebilir yada kabul yazısı alabilirsiniz.

PDF Kaydet Yazdır
Kongre Program

Tark 2017

S-41

Alt ekstremitede önkoşullamalı ve önkoşullamasız yöntemlerle oluşturulan iskemi-reperfüzyon hasarında sugammadeks kullanımının böbrek üzerine etkileri

Meltem Yeğen1, İpek Işık Gönül2, Yusuf Ünal1, Mustafa Arslan1, Zerrin Özköse Şatırlar1

1Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi, Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilim Dalı, Ankara
2Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi, Tıbbi Patoloji Anabilim Dalı, Ankara


GİRİŞ ve AMAÇ: Çalışmada ratlarda infrarenal abdominal aorta(İAA)’nın klemplenmesi ile meydana gelen iskemiye ve sonrasında klemplerin açılmasıyla oluşan reperfüzyona bağlı oluşacak iskemi reperfüzyon(İ/R) hasarının, önkoşullamalı ve önkoşullamasız yöntemler kullanılarak oluşturulması ve meydana gelen İR hasarında sugammadeks kullanımının böbrek dokusu üzerine etkilerini araştırmayı amaçladık.

MATERYAL ve METOD: Etik kurul onayı alındıktan sonra, 30 tane Wistar rat randomize olarak beş gruba ayrıldı (n=6). GrupK: Kontrol, Grupİ/R: İskemi/Reperfüzyon, GrupİÖK-İ/R: İskemik Önkoşullama-İskemi/Reperfüzyon, Grupİ/R-S: İskemi/Reperfüzyon-Sugammadeks, GrupİÖK-İ/R-S: İskemik Önkoşullama-İskemi/Reperfüzyon-Sugammadeks. İR gruplarında 120 dakika süre ile İAA’ya kros klemp konularak iskemi hasarı gerçekleştirildi. İskemiyi takiben damar klempi açılarak reperfüzyon sağlandı. İÖK gruplarındaki ratlarda İ/R’dan önce ardışık olarak 3 kez 10’ar dakika arayla İ/R uygulanarak İÖK oluşturuldu. Sugammadeks kullanılan ratlara 12 G kanül ile trakeostomi sonrası entübasyon yapılarak ventilatöre bağlandı. 1mg/kg rokuronyum sonrası sugammadeks tek doz intravenöz 96μg/kg olacak şekilde uygulandı. İki saatlik takip dönemi sonrasında abdominal aortadan alınan kan ile sakrifiye edildi. Ötenazi sonrasında böbrek dokuları bütünlük bozulmayacak ve travmatize edilmeyecek şekilde alındı. Böbrek dokusu histopatolojik inceleme için %10’luk formol içine konuldu.

BULGULAR ve TARTIŞMA: Işık mikroskobisinde; Tübüler dilatasyon(TD) düzeyi gruplararasında anlamlı olarak farklı bulunmuştur(p=0,001). İ/R ve İ/R-S gruplarında kontrol grubuna göre TD daha fazla görülmüştür(p<0,0001,p=0,021,sırasıyla). TD, İÖK-İ/R ve İÖK-İ/R-S gruplarında İ/R grubuna göre anlamlı olarak düşük bulunmuştur(p<0,0001,p=0,005,sırasıyla). Tübüler zedelenme(TZ) gruplararasında anlamlı olarak farklı bulunmuştur(p<0,0001). İ/R ve İ/R-S gruplarında kontrol grubuna göre TZ daha fazla görülmüştür(p<0,0001,p=0,018,sırasıyla). TZ, İÖK-İ/R ve İÖK-İ/R-S gruplarında İ/R grubuna göre anlamlı olarak düşük bulunmuştur (p<0,0001,p<0,0001,sırasıyla). Ayrıca TZ, İÖK-İ/R-S grubunda İ/R-S grubuna göre anlamlı olarak düşük bulunmuştur(p<0,0001). Konjesyon(K) gruplararasında anlamlı olarak farklı bulunmuştur(p<0,0001). İ/R, İ/R-S ve İÖK-İ/R-S gruplarında kontrol grubuna göre K daha fazla görülmüştür(p<0,0001,p=0,009,p=0,009,sırasıyla). K, İ/R-S, İÖK-İ/R ve İÖK-İ/R-S gruplarında İ/R grubuna göre anlamlı olarak düşük bulunmuştur(p=0,001 p<0,0001,p=0,001,sırasıyla)(Tablo1).

SONUÇ(LAR): Bulgularımız İ/R öncesi üç siklus halinde 10’ar dakikalık uzak İÖK uygulamasının İ/R hasarını azalttığı ve sugammadeksin güvenle kullanılabileceğini göstermektedir. Bulgularımızın daha geniş serili deneysel ve klinik çalışmalarla desteklenmesi gerektiğini düşünmekteyiz.