Pediatrik Hastalarda Supraglottik Havayolu Gereçlerinden I- Gel Ve LMA Pro-Seal’in Karşılaştırılması
Döndü Genç Moralar, Khin Zar Li Aung, Gülsüm Oya Hergünsel
Sağlık Bilimleri Üniversitesi Bakırköy Dr.Sadi Konuk Eğitim ve Araştırma Hastanesi
GİRİŞ ve AMAÇ: Pediatrik hastalarda hava yolu açıklığı sağlamada farklı supraglottik hava yolu gereçleri kullanılabilmektedir. Etkin havayolu açıklığı sağlanırken aynı zamanda bu süreci daha güvenli ve hemodinamik olarak stabil geçirmenin imkanları aranmaktadır. Çalışmamızda LMA Pro-Seal ve I-gel kullanılan hastalar gözlemlenerek, uygulama süreci, etkinlik ve komplikasyonların karşılaştırılması amaçlandı.
MATERYAL ve METOD: Çalışma Bakırköy Dr. Sadi Konuk Eğitim ve Araştırma Hastanesi Çocuk Cerrahisi Kliniği tarafından 1-9 yaş arasında, ASA 1-2, elektif olarak opere edilen 40 çocuk ile gerçekleştirildi. LMA Pro-Seal uygulanan, (Grup L, n=20) ve I-gel kullanılan (Grup I, n=20) hastalar gözlemlenerek gereç yerleştirme süreleri, girişim sayısı, ilk girişimde başarı varlığı, çıkarıldıktan sonra üzerinde kan olup olmadığı değerlendirildi. Tepe havayolu basıncı (Ppeak), ortalama havayolu basıncı (Pmean) değerleri kaydedildi. İnspiriyum ve ekspiriyum tidal volüm (VTi, VTe) değerleri incelenerek kaçak yüzdesi (VTi-VTe / VTi) değerlendirildi. Hemodinamik etkiler gözlemlendi.
BULGULAR ve TARTIŞMA: Çalışma %22,5’ü (n=9) kız, %77,5’i (n=31) erkek 40 çocuk ile gerçekleştirildi. Her iki grupta yaş, cinsiyet, vucüt ağırlığı benzer bulundu. Gereç yerleştirilme süresi, deneme sayısı, yerleştirilme kolaylığı gruplar arasında benzer bulundu. Grup I’da gereç üzerinde kanama görülmezken, Grup L’de 5 hastada kanama tespit edildi. Kullanılan propofol dozu ve rokuronyum ihtiyacı her iki grupta benzerdi. Ppeak ve Pmean ölçümleri gruplara göre istatistiksel olarak anlamlı farklılık göstermedi. Gruplara göre gereç yerleştirilme sonrası 1.dk, 5.dk ve 10.dk kaçak yüzdesi arasında istatistiksel olarak anlamlı farklılık saptanmazken (p>0,05); giriş sonrası 15.dk ölçümlerinde LMA grubunda kaçak yüzdesi anlamlı düzeyde yüksek olarak saptandı(p<0,05). Sistolik kan basıncı, kalp tepe atımı değerleri indüksiyon öncesi ve gereç yerleştirilmesi sonrası birinci dakika karşılaştırıldığında Grup L’de gereç yerleştirilme sonrasında 1.dakikada istatiksel olarak anlamlı yüksek bulundu (p<0,05).
SONUÇ(LAR): Her iki hava yolu gerecinin de etkin hava yolu açıklığı sağladığını düşünmekteyiz. Ancak I-gel kullanılan grupta üst hava yolunda travma gözlenmemiş olup, gereç yerleştirilme sonrasında hemodinamik açıdan daha stabil seyrettiği düşünülmüştür. Bu konuda pediatrik hastalarda yapılacak daha fazla çalışmaya ihtiyaç bulunmaktadır.
|