İlgili bildiri özeti aşağıda dikkatinize sunulmuştur. Bildiri özetini ilgili linkler aracılığı ile yazdırabilir, pdf doküman olarak kaydedebilir yada kabul yazısı alabilirsiniz.

PDF Kaydet Yazdır
Kongre Program

Tark 2017

S-69

Mesane tümör ameliyatlarında adduktor kas kontraksiyonunu engellemek için uygulanan klasik ve inguinal obturator sinir bloklarının karşılaştırılması

Recai Dağlı1, Mümtaz Dadalı2, Levent Emir2, Şahin Bağbancı2, Hakan Ateş3

1Ahi Evran Üniversitesi Tıp Fakültesi, Anesteziyoloji ve Reanimasyon Ana Bilim Dalı, Kırşehir
2Ahi Evran Üniversitesi Tıp Fakültesi, Üroloji Ana Bilim Dalı, Kırşehir
3Ahi Evran Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Anesteziyoloji ve Reanimasyon Bölümü, Kırşehir


GİRİŞ ve AMAÇ: Mesane tümörü için uygulanan transüretral rezeksiyon (TUR-MT) sırasında gelişen obturator kas kontraksiyonunu engellemek amacıyla değişik yöntemler kullanılmakla beraber sıklıkla obturator sinir bloğu (OSB) uygulanmaktadır. Günümüzde OSB için genellikle klasik ve inguinal yaklaşımlar tercih edilir(1,2). Çalışmamızda; bu iki yaklaşımın, başarı oranı, uygulama hızı, komplikasyon görülme sıklığı yönünden kıyaslanması amaçlandı.

MATERYAL ve METOD: Etik Kurul onayı alındıktan sonra, mesane tümörü nedeniyle spinal anestezi altında TUR yapılan 66 hasta randomize edildi. Hastalara tümörün lokalize olduğu tarafa klasik veya inguinal yaklaşım ile OSB yapıldı (Şekil 1). Her iki blok yönteminde de periferik sinir stimülatörü yardımıyla 10 ml 0.25% bupivacain uygulandı. Obturator sinir tespit süresi, girişim sayısı, TUR sırasında adduktor kas kontraksiyonu gelişimi ve komplikasyonlar değerlendirildi. Frekans, yüzde, ortalama, standart sapma ve niteliksel verilerin karşılaştırılmasında Ki-Kare testi kullanıldı. Verilerin normal dağılıma uygunluğu Kolmogorov - Smirnov ve Shapiro-Wilk testleri ile, normal dağılım gösteren veriler Independent Samples t Test, normal dağılım göstermeyenlerde ise Mann-Whitney U testi ile değerlendirildi. Değişkenler arasındaki ilişkiler Pearson Correlation testi ile değerlendirildi. α<0.05 olan değerler anlamlı olarak değerlendirildi. Çalışmada; n1=28, n2=33, α=0,05, Etki Büyüklüğü d=0,8 olmak üzere; güç (1-β)=0.86 olarak saptandı.

BULGULAR ve TARTIŞMA: Mesane yan duvarında yaygın tümöral kitle tespit edilmesi ve cerrahi işlemin uzun sürmesi nedeniyle beş hasta çalışma dışında bırakıldı. Klasik OSB grubunda 28 ve İnguinal OSB grubunda 33 hasta çalışmaya dahil edildi. İşlem sırasında her iki grupta da 4 er hastada kontraksiyon gelişti, gruplar arasında anlamlı fark saptanmadı(p>0.05). İnguinal yaklaşımda ponksiyon sayısı(p=0,036) ve işlem süresi(p=0.029) anlamlı olarak daha düşük olduğu saptandı (Tablo 1). OSB körleme yapılabilir veya kompllikasyonlardan kaçınmak için periferik sinir sitimilatörü ve/veya USG ile farklı bölgelerden yapılabilmektedir. Çalışmalarda farklı yöntemlerle yapılan OSB sırasında çok farklı başarı ve komplikasyon oranları verilmiştir(1-3).

SONUÇ(LAR): Sinir stimilatörü ile her iki yöntemde de komplikasyon ve başarı oranları benzerdir. Fakat inguinal OSB daha hızlı ve daha az sayıda ponksiyon ile yapılabildiği için tercih edilebilir bir yaklaşım olarak gözükmektedir.