İlgili bildiri özeti aşağıda dikkatinize sunulmuştur. Bildiri özetini ilgili linkler aracılığı ile yazdırabilir, pdf doküman olarak kaydedebilir yada kabul yazısı alabilirsiniz.

PDF Kaydet Yazdır
Kongre Program

Tark 2017

P-074

Sleeve Gastrektomi Geçiren Hastalarda Pleth Varıabılıty Index Kontrollü Hedefe Yönelik Sıvı Tedavisinin Doku Perfüzyonuna Etkisinin Araştırılması

Mustafa Özdemir, İsmail Demirel, Aysun Yıldız Altun, Esef Bolat, Azize Beştaş

Fırat Üniversitesi Tıp Fakültesi Anesteziyoloji ve Reanimasyon AD.

GİRİŞ ve AMAÇ: Perioperatif sıvı tedavisi, anestezi uygulamalarında doku perfüzyonunun devamı açısından hayati öneme sahiptir. Bariatrik cerrahi geçiren hastalarda yüksek vücut kitle indeksi, artmış intraabdominal basınç ve unstabil hemodinami sebebiyle sıvı tedavisi daha da önemli hale gelmektedir. Son yıllarda doku perfüzyonunu iyileştirmek, yetersiz veya aşırı sıvı kullanımından kaçınmak için hedefe yönelik sıvı tedavisi uygulamaları kullanılmaktadır (1). Pleth Variability Index (PVI) hedefe yönelik sıvı tedavi uygulamasında intravasküler hacmi belirlemek için kullanılan non-invaziv yöntemlerden biridir. Çalışmamızda laparoskopik sleeve gastrektomi geçirecek hastalarda PVI ile hedefe yönelik sıvı tedavisi ile standart sıvı tedavisinin doku perfüzyonuna etkilerini karşılaştırılmasını amaçlandık.

MATERYAL ve METOD: Çalışmaya sleeve gastrektomi geçirecek 60 hasta çalışmaya dahil edildi. Grup I (PVI) hedefe yönelik sıvı tedavisi uygulanan grup, Grup II standart sıvı tedavisi uygulanan grup olarak ikiye ayrıldı. Genel anestezi indüksiyonunda her iki grubada 500 ml bolus ve ardından Grup I’e 2 ml/kg/saat, Grup II’ye ise 4-8 ml/kg/saat kristaloid infüzyon şeklinde uygulandı. Grup I’de PVI >%14 ise 250 ml kolloid, ortalama arter basıncını 65 mmHg üstünde tutmak için gerekirse norepinefrin infüzyonu başlandı. Grup II’de kılavuz olarak santral venöz basınç ve ortalama arteryel basınç değerlendirilerek gerektiğinde sıvı infüzyonu uygulandı. Hastaların demografik verileri, cerrahi süreleri, perioperatif laktat düzeyleri, hemodinamik veriler ve hastalara uygulanan sıvılar kaydedildi.

BULGULAR ve TARTIŞMA: Gruplar arasında, demografik veriler ve cerrahi süreler karşılaştırıldığında anlamlı fark saptanmadı. Grup I’de intra-operatif 60. dk laktat düzeyi Grup II’ye göre anlamlı olarak daha düşük bulundu. Grup I’de post-operatif 48. saat laktat düzeyi Grup II’ye göre anlamlı olarak düşük bulundu. Grup I’e uygulanan kristalloid hacmi Grup II’ye göre anlamlı olarak daha az bulundu. İntraoperatif-postoperatif dönemde ortalama kan basınç düzeyleri arasında anlamlı bir fark bulunmadı.

SONUÇ(LAR): Hedefe yönelik sıvı tedavisi doku perfüzyonunu iyileştirerek optimal sıvı uygulaması sağlamaktadır. Laparoskopik sleeve gastrektomi cerrahisinde PVI gibi indikatörlerin kullanılması intraoperatif infüze edilen sıvı volümünü intraoperatif ve postoperatif laktat düzeylerini etkilemeden azaltabilir