İlgili bildiri özeti aşağıda dikkatinize sunulmuştur. Bildiri özetini ilgili linkler aracılığı ile yazdırabilir, pdf doküman olarak kaydedebilir yada kabul yazısı alabilirsiniz.

PDF Kaydet Yazdır
Kongre Program

Tark 2017

P-081

Oturur pozisyonda oksipital kemikte burr hole açılması aşamasında rekküren hava embolisi gelişen hastada anestezi yönetimi: olgu sunumu

Bekir Ayan1, Başak Ceyda Meço1, Ümit Eroğlu2, Dilek Yörükoğlu1

1Ankara Üniversitesi, Anesteziyoloji ve Reanimasyon Ana Bilim Dalı, Ankara
2Ankara Üniversitesi, Beyin ve Sinir Cerrahisi Ana Bilim Dalı, Ankara


GİRİŞ ve AMAÇ: Oturur pozisyon posterior kraniyal ve servikal olgularda çok sayıda avantajları olan bir pozisyondur. Ancak venöz hava embolisi (VHE) bu pozisyonun mortal seyredebilen, ciddi komplikasyonlarından biridir. VHE hemodinamik değişiklik oluşturmadan küçük miktarlarda olabileceği gibi, hipotansiyon, aritmi ve kardiyak arreste neden olabilecek kadar büyük oranlarda olabilir. Bu olguda sağ parietookspital lobda arteriovenöz malformasyon (AVM) tanısı ile kraniyotomi planlanan ve kemiğe burr hole açılması sırasında rekürren hava embolileri gelişen hastanın anestezi yönetimi tartışılmıştır.

OLGU SUNUMU: : Otuz yaşında kadın hasta sağ parietooksipital AVM tanısı ile operasyon planlanmış. Hastaya operasyon odasında monitörizasyon (EKG, kan basıncı, oksijen satürasyonu, BIS, TOF) ve standart genel anestezi uygulandı. Oturur pozisyonda oksipital kemikte Burr Hole açılırken, end-tidal karbondioksit (EtCO2) değeri 30 mmHg’dan 18 mmHg’a düştü. Takiben oksijen saturasyonu (SpO2) %100’den %78’e, arteriyel kan basıncında 110/60 mmHg’dan 74/45 mmHg’ya düştü ve ventriküler aritmiler izlendi. Eş zamanlı alınan arterial kan gazında pH 7,28, PaO2 68 mmHg, PaCO2 56mmHg olarak geldi. VHE süphesi ile alan yıkandı, inspire edilen oksijen konsantrasyonu %100’e çıkıldı ve iv sıvı uygulandı. Kan basıncı düşük seyreden hastaya noradrenalin infüzyonu başlanıldı. Hemodinamik stabilizasyon sağlandıktan sonra SpO2 %98’e çıkan ve EtCO2 normal değerlere dönen hastada cerrahi işleme devam edildi. Takip eden 5. dk’da VHE tekrar etti, hasta tekrar benzer müdahalelerle stabilize edildi ancak cerrahi işlemin başlaması ile tekrar VHE gelişti. Rekürren VHE’leri nedeni ile cerrahi ekip ile görüşerek pozisyon değiştirme kararı alındı. Cerrahi alan steril olarak kapatıldıktan sonra hasta prone pozisyona çevrilerek işlem problemsiz olarak tamamlandı ve hasta masada uyandırıldı. Postoperatif 4. günde hasta taburcu edildi.

TARTIŞMA: VHE oturur pozisyonun bilinen komplikasyonlarındandır. Olgumuzda VHE’lerin kısa aralıklarla tekrarlaması ve cerrahi müdahaleye bu pozisyonda olanak sağlayamaması özellik oluşturmaktadır. Monitörizasyon teknikleri ve erken müdahale VHE ile ilişkili ciddi sonuçların önlenmesinde kritik öneme sahiptir. Bu olgu ile VHE’lere müdahale ederken pozisyon değişikliğine kadar gidilebileceği ve cerrahi ekip ile iyi bir iş birliği içinde olunması gerektiğini vurgulamak istedik.