Çift Lümenli Endobronşiyal Tüpün Pozisyonunun Doğrulanmasında “Hızlı Klinik Değerlendirme” ve “Toraks Ultrasonografi” Yöntemlerinin Karşılaştırılması
Ali Doğan1, Hilal Günal Sazak2, Mehtap Tunç2, Ali Alagöz2
1Sağlık Bilimleri Üniversitesi, Kanuni Sultan Süleyman SUAM, Anesteziyoloji ve Reanimasyon Kliniği, İstanbul, Türkiye 2Sağlık Bilimleri Üniversitesi, Atatürk Göğüs Hast. ve Göğüs Cerr. SUAM, Anesteziyoloji ve Reanimasyon Kliniği, Ankara, Türkiye
GİRİŞ ve AMAÇ: Tek akciğer ventilasyonu (TAV), toraks cerrahisi sırasındaki en önemli anestezik uygulama olup, hem morbidite ve mortaliteyi azaltır, hem de cerrahinin kalitesini arttırır. TAV sıklıkla sol çift lümenli tüple (ÇLT) sağlanmaktadır. ÇLT yerleşiminin optimum olması, TAV sırasında tüp malpozisyonuna bağlı gelişebilecek hipoksemi veya ventilasyon sorunları nedeniyle önemlidir. ÇLT yerleşiminin doğrulanmasında farklı yöntemler kullanılabilmektedir. TAV gereken hastalarda kullanılan sol ÇLT’ nin pozisyonunun doğrulanmasında “toraks ultrasonografi (USG) yöntemini” “hızlı klinik değerlendirme (HKD) yöntemi” ile karşılaştırarak, katkısının araştırılması amaçlandı.
MATERYAL ve METOD: TAV gereken, sol ÇLT ile entübe olan, 113 hasta çalışmaya dahil edildi. Fiberoptik bronkoskop (FOB) kullanmadan, kör entübasyon sonrası HKD ve USG yöntemleri ile elde edilen doğruluk tahminleri sonrasında; hasta supin pozisyonda iken konvansiyonel klinik değerlendirmeler yapılarak; TAV sırasında SpO2 > %90, peak havayolu basıncı < 35 cmH2O, plato havayolu basıncı ise < 25 cmH2O olması ile de ‘’ÇLT pozisyonunun optimum’’ olduğuna karar verildi. HKD yönteminde toraksın inspeksiyonu / oskültasyonu yapılırken, USG yönteminde “lung sliding / lung pulse” değerlendirildi. Toraks USG; HKD sonrası, ÇLT pozisyonu değiştirilmeden bütün hastalara uygulandı ve aynı ÇLT pozisyonu için iki yöntem tahmini karşılaştırıldı. Parametrik verilerin karşılaştırılmasında Student’s T-Test, non-parametrik verilerin karşılaştırılmasında Mann - Whitney U testi ve niteliksel verilerin karşılaştırılmasında Ki-Kare ve Fisher's Exact testleri kullanıldı.
BULGULAR ve TARTIŞMA: USG yöntemiyle doğru ya da yanlış ÇLT pozisyonunu tahmin başarısı %83,2 iken, HKD yöntemiyle %77,9 idi (p<0.05). USG’nin sensitivite ve negatif prediktif değeri; HKD’ye göre daha yüksekti. USG yöntemi, HKD yöntemine göre daha yavaş bulundu (p<0.001). ÇLT’nin %71.7 oranında doğru pozisyonda olduğu saptandı. Malpozisyon düşünüldüğünde ÇLT’ye yeniden pozisyon verildi. ÇLT’ye yeniden pozisyon verme işlemlerinde başarı sağlandığında ÇLT pozisyonu optimum olarak kabul edildi. Başarı sağlanamadığı durumlarda ise, ÇLT yerleşimi yanlış kabul edilerek hasta supin pozisyonda iken, 6 (%5.3) hastada, FOB yardımıyla ÇLT optimum pozisyona yerleştirildi.
SONUÇ(LAR): Hızla yapılabilen ve noninvaziv bir işlem olan toraks USG yönteminin, ÇLT pozisyonunu değerlendirmede klinik olarak karar vermeye katkısı olabileceğini düşünüyoruz.
|