Obez hastada anestezi kabakulağı; olgu sunumu
Elif Doğan Bakı, Özge Okursoy, Serdar Özkul, Remziye Sıvacı
Afyon Kocatepe Üniversitesi Anesteziyoloji AD, Afyonkarahisar
OBJECTIVE AND AIM: Anestezi kabakulağı, sekonder parotit ya da postoperatif parotit, genel anesteziden sonra tükrük bezlerinin şişmesi ile karakterize nadir görülen bir durumdur, postoperatif parotitis ya da sekonder parotitis olarak da adlandırılmaktadır Biz üretreskopi (URS) ameliyatı olan 57 yaşındaki obez bayanda ameliyattan 8 saat sonra gelişen akut iki taraflı parotit olgusunu literatür eşliğinde sunduk.
CASE REPORT: Üroloji tarafından URS ameliyatı planlanan 57 yaşındaki BMI 31 olan, hipertansiyon dışında yandaş hastalığı olmayan bayan hasta ASA 2 olarak kabul edildi. Standart anestezi moniterizasyonu ardından, standart anestezi induksiyonu yapılarak (1 mg midazolam, 200 mikrogram fentanil, 60 mg lidokain, 50 mg roküronyum bromür) entübasyon yapıldı. Anestezi idamesinde %2 sevofluran, %50 hava+oksijen uygulandı. Supin pozisyonda yapılan cerrahi yaklaşık 1 saat sürdü. Vaka bitiminde hasta kas gevşetici etkisi 2mg/kg Sugammadexle çevrildikten sonra sorunsuz extübe edilerek derlenme ünitesine alındı. Derlenme ünitesinde vitalleri stabil seyreden hasta yarım saat sonra servise gönderildi. Yaklaşık 8 saat sonra hastanın her iki parotis bölgesinde şişlik ve hassasiyet yakınması olan hasta Kulak Burun Boğaz (KBB) bölümüne konsulte edildi.. KBB tarafından muayene edilen hastadan “bilateral parotit” ön tanısıyla parotis ultrasonu, hemogram, sedimentasyon, CRP ve amilaz tetkikleri istendi. Ateşi subfebril (37.2 derece) olan hastanın amilazı:161, sedimentasyonu:27, CRPsi:1.01, hemogram sonucu normal geldi. Postoperarif 1. gün yapılan ultrason raporunda da her iki parotis boyutları artmış olup her iki parotis gland parankiminde kabalaşma ve ekojenitede artma izlenmiştir. Hastaya KBB tarafından bol sıvı ve non steroid antiinflamatuar önerildi. Postoperatif 2. gün şişlik azalan hasta postoperatif 3. günde taburcu edildi.
DISCUSSION: Postoperatif parotit hastaya rahatsızlık vermesi ve cerrahi ekibe endişe kaynağı olmasına rağmen, hafif seyreden önlenebilir bir klinik tablodur. Özellikle obez, kısa kalın boyunlu hastalarda pozisyona bağlı damarların basısı sonucunda perfuzyon etkilenebileceği göz önünde bulundurulmalı, ventilasyon, entubasyon sırasındaki hareketlerimiz daha nazik olmalıdır. Her ne kadar hafif seyreden bir durum olsa da hava yolu açısından hasta yakın takip edilmelidir, hasta ve yakınları bu klinik tablo hakkında bilgilendirilmelidir.
|